Discussion about this post

User's avatar
Lryiu's avatar

Bazen insan aksiyon almak ister ama nereden başlayacağını bilemez. Bazen bilir ama önü tıkanmıştır, yolunu açmaya çalışırken tükenir. Okur, paylaşır aslında bir el arar, kendi gibi yaralı, kendini anlayan, yalnız olmadığını hissetmek ister. Bir yere kadar rahatlatır bu his ama görür ki odakları farklıdır ve anlar ki insan aslında çoğu zaman yalnızdır.

Niye yazıyorum bunu, inan bilmiyorum. Sanırım bazen okudum demek için, bazen anladım, yalnız değilsin demek için, bazen desteklemek için lakin ben uzun süredir o zombilerden biriyim. Kişisel dramalarımın haricinde elinden tutamadıklarım olduğu için işe yaramaz biri olduğuma inandığım için ben o zombilerden biriyim. İnsanlar ağlarken gülmeye hakkım olmadığını düşündüğüm için ben o zombilerden biriyim. Çıkarcılardan, yalancılardan, sahtekarlardan, gösterişçilerden geri durduğum için ve yeri geldiğinde azınlıkların arasında bile yalnız kaldığımı gördüğüm için ben o zombilerden biriyim.

İnanç ne güzel, inanmak, bir umut olduğunu düşünmek, hissetmek, yüzüne renk gelmesi, kalbin atması bir güzellik uğruna ne muazzam. Ama ben bunların hepsini yitirdiğim için ben o zombilerden biriyim.

Neden yazıyoruz, nerelere gidiyor, birilerine çarpıyor mu zerre umurumda değil çoğu zaman. Zira yolunu bulmak isteyene alfabe yeter.

Demet Elmas's avatar

Yazınız biraz hüzünlü, tatlı bir umut uyandırdı. Ben de bazen neden yazdığımı, sizinle benzer biçimde kendime soruyorum. Şu ana kadar yazmamın, algılayabildiğim gerçekliği ya da kendi gerçekliğimi yaşatmanın bir yolu olduğunu idrak ettim. "Söz uçar, yazı kalır" derler. Belki yazılarımız bir insanda bile kalsa, güzele doğru yöneltse kârdır bana göre. Birçok sebebi olabilir yazmanın ama en güzellerinden biri, toprağa ekilmiş itinayla bakılan ve beslenen bir tohum gibi özenle umut yeşertmek olmalı. Çok güzel bir yazıydı, kaleminize sağlık. 😊❤️

11 more comments...

No posts

Ready for more?